Osmanlı Devleti Kırımı Hangi Antlaşma Ile Kaybetti ?

Simge

New member
**Osmanlı Devleti'nin Kırım Kaybı ve İlgili Antlaşmalar**

Osmanlı Devleti'nin Kırım'ı kaybetmesi, 18. yüzyılın ortalarında gerçekleşen tarihi bir dönüm noktasıdır. Bu kayıp, yalnızca coğrafi bir alanın kaybedilmesi değil, aynı zamanda Osmanlı'nın bölgedeki askeri, ekonomik ve stratejik gücünün zayıflamasını da simgeliyor. Kırım'ın kaybı, özellikle 1774 tarihli Küçük Kaynarca Antlaşması ile kesinleşmiştir. Bu makalede, Osmanlı Devleti'nin Kırım'ı kaybetmesinin sebepleri, Küçük Kaynarca Antlaşması ve sonrasındaki etkileri ele alınacaktır.

**Kırım'ın Osmanlı Devleti'ne Katılımı**

Kırım, 1475 yılında Osmanlı Devleti tarafından fethedilmiş ve bir Osmanlı eyaleti haline gelmiştir. Kırım, Osmanlı'nın Karadeniz'deki stratejik gücünün önemli bir parçasıydı. Kırım, bölgesindeki deniz yollarının kontrolü açısından oldukça önemliydi ve Osmanlı'nın Karadeniz'e hakimiyetini sağlıyordu. Kırım Tatarları da Osmanlı'nın askeri ve kültürel etkisi altında yaşamış, Osmanlı Devleti'nin müttefiki olmuştur.

**Kırım'ın Kaybına Giden Süreç**

18. yüzyılın ortalarına gelindiğinde, Osmanlı Devleti zayıflamaya başlamış ve birçok iç ve dış sorunla karşı karşıya kalmıştır. Özellikle Rusya'nın Karadeniz'e olan ilgisi, Kırım'ı Osmanlı'dan koparmak için yürüttüğü siyasetin temelini oluşturmuştur. Rusya, Kırım'daki Tatarları destekleyerek Osmanlı'ya karşı ayaklanmalar başlatmış ve 18. yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı'nın iç işlerine müdahale etmeye başlamıştır.

Rusya, Kırım'ı ele geçirmek için hem askeri hem de diplomatik yolları kullanmıştır. Bu dönemde, Kırım'daki Rus nüfuzunun artması ve Osmanlı'nın zayıflaması, Rusya'nın bölgedeki hakimiyetini pekiştirmesine yol açmıştır.

**Küçük Kaynarca Antlaşması (1774)**

Kırım'ın kaybı, 1774 yılında imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile kesinleşmiştir. Bu antlaşma, Osmanlı Devleti'nin Rusya'ya karşı önemli bir diplomatik yenilgisi olarak tarihe geçmiştir. Antlaşma, Osmanlı Devleti'nin Kırım üzerindeki egemenliğini sonlandırmış ve Kırım'ı Rusya'ya bırakmıştır.

Küçük Kaynarca Antlaşması'nda Osmanlı Devleti, Kırım'ı Rusya'ya vermek zorunda kalmış, aynı zamanda Rusya'ya karşı bir dizi taviz de verilmiştir. Bu antlaşma ile Kırım, Rusya'nın himayesindeki bağımsız bir prenslik haline gelmiştir. Rusya, Kırım'ı resmen topraklarına katmak için bir süre daha beklemiş olsa da, Küçük Kaynarca ile bu bölgedeki Osmanlı hakimiyeti sona ermiştir.

**Küçük Kaynarca Antlaşması'nın Maddeleri ve Sonuçları**

Küçük Kaynarca Antlaşması, sadece Kırım’ın kaybını değil, Osmanlı'nın genel dış politikasındaki değişimi de gözler önüne sermektedir. Antlaşmanın önemli maddeleri şunlardır:

- **Kırım'ın Bağımsızlığı:** Kırım, Rusya'ya bağımsızlık verilmiş ve bu durum, Osmanlı'nın zayıflayan gücünü simgelemiştir.

- **Karadeniz’deki Haklar:** Rusya, Karadeniz’de serbestçe seferler yapabilme hakkını kazanmış ve Osmanlı’nın Karadeniz’deki egemenliği ciddi şekilde sarsılmıştır.

- **Rusya'nın Osmanlı İmparatorluğu'na Karşı Dini Müdahale Hakkı:** Antlaşma, Rusya'ya Osmanlı topraklarındaki Ortodoks Hristiyan nüfusunu koruma hakkı da tanımıştır. Bu durum, ilerleyen yıllarda Osmanlı'nın iç işlerine müdahaleleri için bir zemin hazırlamıştır.

- **Büyük Tatar nüfusunun yerinden edilmesi:** Rusya, Osmanlı'nın kontrolündeki Tatar halkını Kırım'dan uzaklaştırmış ve yeni topraklara yerleştirmiştir. Bu, Osmanlı'nın bölgedeki demografik yapısını da etkilemiştir.

Küçük Kaynarca Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin askeri ve siyasi gücünün ciddi bir şekilde zayıfladığını ve Rusya'nın bölgedeki egemenliğini pekiştirdiğini gösteren bir dönüm noktasıdır.

**Kırım'ın Kaybı Sonrası Osmanlı Devleti'nin Durumu**

Kırım'ın kaybı, Osmanlı Devleti'ne büyük bir darbe vurmuş, özellikle Karadeniz'deki stratejik önemini yitirmesiyle birlikte, imparatorluğun kuzeydeki savunma hattı ciddi şekilde zayıflamıştır. Bu kayıp, sadece askeri bir yenilgi olmanın ötesinde, Osmanlı'nın bölgedeki prestij kaybına da yol açmıştır. Kırım'ın kaybı, aynı zamanda Osmanlı'nın batıda Avusturya ve Fransa gibi güçlerle olan ilişkilerini etkileyerek, imparatorluğun uluslararası dengelerdeki yerini değiştirmiştir.

Kırım’ın kaybı sonrası Osmanlı, özellikle Karadeniz’deki güvenliğini sağlamak için Rusya ile sürekli bir gerginlik içinde kalmış, aynı zamanda içsel olarak da toparlanmaya çalışmıştır. Osmanlı’nın zayıflayan merkezi otoritesinin bir başka göstergesi de, Kırım gibi stratejik öneme sahip bölgelerin kaybedilmesidir.

**Osmanlı’nın Kırım'ı Kaybetmesinin Ardındaki Sebepler**

Osmanlı Devleti’nin Kırım’ı kaybetmesinin arkasında birden fazla faktör bulunmaktadır:

1. **Rusya’nın Artan Gücü:** Rusya, 18. yüzyılda büyük bir askeri güç haline gelmiş ve Karadeniz’e olan ilgisini giderek artırmıştır. Osmanlı, bu artan baskılara karşı yeterli yanıt verememiştir.

2. **Osmanlı İmparatorluğu'nun Zayıflayan Ekonomisi ve Yönetimi:** Özellikle 17. yüzyılın sonlarından itibaren ekonomik sıkıntılar ve iç karışıklıklar Osmanlı Devleti'nin askeri gücünü olumsuz etkilemiştir.

3. **İçsel Karışıklıklar ve İsyanlar:** Osmanlı Devleti içindeki isyanlar ve yönetimdeki zafiyetler, Kırım gibi uzak bölgelerin kaybını hızlandırmıştır.

4. **Bölgesel Güç Dengeleri:** Kırım'daki Tatarların Rusya ile olan etkileşimi ve Rusya'nın bölgedeki etkisini artırması, Osmanlı'nın Kırım'ı kaybetmesinde önemli bir rol oynamıştır.

**Sonuç ve Tarihi Değerlendirme**

Kırım'ın kaybı, Osmanlı Devleti'nin tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Küçük Kaynarca Antlaşması, sadece coğrafi bir kaybı değil, aynı zamanda Osmanlı'nın bölgesel ve küresel güç dengelerindeki gerilemeyi simgeler. Bu kayıp, aynı zamanda Osmanlı’nın Batı karşısındaki siyasi ve askeri gücünü de zayıflatmış, imparatorluğun geleceğini şekillendiren bir dizi değişikliği tetiklemiştir. Kırım’ın kaybı, Osmanlı'nın zaferlerle geçen 16. yüzyılının ardından gelen zayıflama döneminin bir başlangıcıdır.
 
Üst